Belkide sen bu yazılanları hiç okumayacaksın, belkide benim sana bakarken neler hissettiğimi gözlerime hiç bakmadığın için hiç bir zaman anlayamayacaksın... Belkide hiç bir zaman sana o iki kelimelik sihirli cümleyi kuramayacağım ama içimde bir yerlerde hep büyüteceğim... Belki ellerini sadece bir fotoğraf makinesini tutmayı öğretirken tutabileceğim sadece... Belkide tek buluşmamız sana birşeyleri anlatmak istediğimde olacak, hiç bir zaman ‘biz’ olduğumuz için buluşamayacağız... Belkide sadece gizli gizli resim..
Senin için kağıdı kaleme bu sıcak yaz gecesinde alnımın değil yüreğimin terini akıtarak dokunduruyorum… Fonda bir parça çalıyor, unutamam seni… Evet çok da doğru aslında unutamam ben seni, asla unutamam. Başlamadan biten hayallerime, tutamadan bıraktığım ellerine, bakamadan kapattığım gözlerime inat unutamam seni! Şimdi bunları yine okursun ve edebiyat yapıyorsun belkide saçmalıyorsun dersin. Ama bunu sen demiştin be canım! “ikimiz de biliyor ki sen saçmalamıyorsun”. Evet ben saçamalamıyordum, ben sana sadece iç..
Yine diyeceksin neden yazıyorsun hala bıkmadın mı diye. Bu sefer bilmiyorum neden dökülüyor kelimeler. Neden yine yazma ihtiyacı duydum. Neden hala bıkmadım. Neden hala durmadan usanmadan bıkmadan yorulmadan yazmaya devam ediyorum. Bilmiyorum sevgili… Sen gittiğinden beri hiç mavi olmadı gökyüzü hiç bulutlar bakmadı bana ikimize baktığı gibi. Gökyüzü de küstü bana bulutlarda. Gidişini onlar bile kabullenememişlerdi. Gittiğinden beri ben yıldızları bana göz kırparken göremedim. Hiç benzetemedim onları senin adını..
Bir yazı yazmak istedim bugün amaçsız, duygusuz, hissiz sadece yazmak istedim… Başardıklarımı yazmak istedim yada başaramadıklarımı, yaşadıklarımı yazmak istedim yada yaşayamadıklarımı, gördüklerimi yazmak istedim yada göremediklerimi, tattıklarımı yazmak istedim yada tadamadıklarımı, seni yazmak istedim aslında ama hep olduğu gibi sensizliği yazdım ben yine. Rüya mı gördüm ben ? Hayal miydin bir görünüp kayıp mı oldun ? Neden bana acı çektirdin ve halen ben neden acı çekiyorum? Sende ağlıyor musun geceler boyu ben..
Bilmiyorum yine neden başladım yazmaya, neden yine elim kaleme gitti, neden yine kalem kâğıdı çağırdı ve sözcükler dökülmeye başladı bir bir boş sayfaya. Özledim mi dersin, geçmişi mi hatırladım yoksa hala seni mi düşüyorum dersin, ne dersen de işte ben yine sana yazıyorum. Biliyorum hiç umursamazsın bunları, biliyorum bir kere bile okumadın yazdıklarımı, biliyorum aslında adımı bile duymak sadece bana olan ebedi nefretini biraz daha artıyor. Aslında seninde adını duymak beni artık mutlu etmiyor pek, bende sıkıldı..