Belkide sen bu yazılanları hiç okumayacaksın, belkide benim sana bakarken neler hissettiğimi gözlerime hiç bakmadığın için hiç bir zaman anlayamayacaksın... Belkide hiç bir zaman sana o iki kelimelik sihirli cümleyi kuramayacağım ama içimde bir yerlerde hep büyüteceğim... Belki ellerini sadece bir fotoğraf makinesini tutmayı öğretirken tutabileceğim sadece... Belkide tek buluşmamız sana birşeyleri anlatmak istediğimde olacak, hiç bir zaman ‘biz’ olduğumuz için buluşamayacağız... Belkide sadece gizli gizli resim..
Merhaba babacığım, dünyamın yegane var oluş sebebi, gidişiyle güneşimi söndüren beni sonsuz karanlığa gömen en kıymetli dostum arkadaşım herşeyim. Nasılsın? Özledin mi beni? Gittiğin yerde rahat mısın? Yoksa sende benim gibi her gün gözlerini kapatmadan önce yaşlarını gözlerine akıtıp beni özlüyor musun? Sende attığın her adımda, aldığın her nefeste, her gün yeniden uyanışında ilk beni düşünüyor musun? Seninde dünyam benimki gibi hep bir yarım mı? Sana böyle bir mektup yazıp, postalayıp cevap almak için iki düny..
Senin için kağıdı kaleme bu sıcak yaz gecesinde alnımın değil yüreğimin terini akıtarak dokunduruyorum… Fonda bir parça çalıyor, unutamam seni… Evet çok da doğru aslında unutamam ben seni, asla unutamam. Başlamadan biten hayallerime, tutamadan bıraktığım ellerine, bakamadan kapattığım gözlerime inat unutamam seni! Şimdi bunları yine okursun ve edebiyat yapıyorsun belkide saçmalıyorsun dersin. Ama bunu sen demiştin be canım! “ikimiz de biliyor ki sen saçmalamıyorsun”. Evet ben saçamalamıyordum, ben sana sadece iç..
Sıfırdan başlamak ne zordur aslında... Ne zordur yaşanmışlıkları silip atmak, ne zordur hayatına yeni bir soluk getirmek, ne zordur eskiden kalan herşeyi kafanda silip atarak yerine yenilerini koymak. Geçmiş ateşinde yanan yüreğin üzerine bir su dökerek, yeni bir ateş yakmak çok zordur. Tuttuğun eli, geçtiğin sokakları, baktığın gözleri, unutmak ve yeni birilerine tutunmak, yeniden hayata tutunmak çok zordur. Bir çocuk hüznünde, buruk, yıpranmış, tükenmiş kalbi yeniden güldürmek zordur. Bu kadar zorluk içinde hayat..
[audio:http://grafilife.net/mp3/Huzur-uAsk.mp3] Dün aldığım ve saatlerce başından kalkamayarak bitirdiğim Sinan Yağmur'un muhteşem eseri Aşkın Gözyaşları: Tebrizli Şems'i okurken üstadımız Şems-i Tebrizi'nin eşi olan Kimya Hatun'un ölümünün ardından dilinden dökülen kelimeler beni göz yaşlarına boğdu. Biz ona aşıkken meğerse o Kimya Hatun'a kısa sürede ne kadar çok ve ne kadar özel bir sevgi beslemiş. Ağzından dökülen kelimeler sanki yüzyıllarca sürüp gitmiş bir aşkın eseri. Leyla'sı Mecnun'u, Kerem'i Aslı'sı bu s..