Belkide sen bu yazılanları hiç okumayacaksın, belkide benim sana bakarken neler hissettiğimi gözlerime hiç bakmadığın için hiç bir zaman anlayamayacaksın... Belkide hiç bir zaman sana o iki kelimelik sihirli cümleyi kuramayacağım ama içimde bir yerlerde hep büyüteceğim... Belki ellerini sadece bir fotoğraf makinesini tutmayı öğretirken tutabileceğim sadece... Belkide tek buluşmamız sana birşeyleri anlatmak istediğimde olacak, hiç bir zaman ‘biz’ olduğumuz için buluşamayacağız... Belkide sadece gizli gizli resim..
Babam, gözümün nuru, gönlümün miracı, en karanlık gecemin ışığı, en zor yolları kolay yapan tek rehberim, bildiğim herşeyin tek öğretmeni. Biliyorum ki şimdi sen rabbin huzuruna gitmek için hazırlanırken bende senin o manevi huzurunun engin denizlerinde boğuluyorum. Sen varlık denizinin engin sularında yüzerken ben yokluğunun girdabında hiçliğe yol alıyorum. Bilirsin ki baba hayatta doğruluk denen şeyi bana sen öğrettin, insanlara iyi davranmayı sen öğrettin, ben siyahı bilirken bana beyazı sen öğrettin. Varlığın b..
Ah edip ağlamadan, Sîneler dağlamadan, Su gibi çağlamadan, Bu dağlardan aşılmaz! Cânı cânânı vermeden, Fakr ile fahr'a ermeden, Yokluğa kanat germeden, İmkânsız yollar aşılmaz! Kafada düşünce, sînede îmân, Gönülde heyecan, hislerde tûfan, Ve binbir ızdırâp, binbir hafakan, İçini sarmadan çöller aşılmaz! Ötelere gönül gözü açmadan, Pervâz edip dost eline uçmadan, Benliğine kıvılcımlar saçmadan, Sarp yokuşlu bu yollar hiç aşılmaz! Ölüp ölüp dirilmeden, Hergün bin kez gerilmeden..
Canım babam, hayatımdaki doğru olan herşeyin mimarı, gözlerimi açtığımdan ayaklarımın üstünde durana kadar bir dakika desteğini benden esirgemeyen eşsiz insan, her sendelediğimde doğru yoldan her çıktığımda beni tekrar doğru yola getiren benim tek pusulam, yol rehberim, her derdimi dinleyen dert ortağım, en büyük arkadaşım, yegane dostum; Birkaç gündür hastanede oluşun beni ne kadar üzdü bir bilsen, yüreğimin en derinindeki acıyı bir hissedebilsen keşke. 20 yaşına kadar her günü seninle geçirdim, sensiz nefes bi..
Senin için kağıdı kaleme bu sıcak yaz gecesinde alnımın değil yüreğimin terini akıtarak dokunduruyorum… Fonda bir parça çalıyor, unutamam seni… Evet çok da doğru aslında unutamam ben seni, asla unutamam. Başlamadan biten hayallerime, tutamadan bıraktığım ellerine, bakamadan kapattığım gözlerime inat unutamam seni! Şimdi bunları yine okursun ve edebiyat yapıyorsun belkide saçmalıyorsun dersin. Ama bunu sen demiştin be canım! “ikimiz de biliyor ki sen saçmalamıyorsun”. Evet ben saçamalamıyordum, ben sana sadece iç..